Sidereus Nuncius

Hayatın güzel olsun, kelebek; kanatların hep açık olsun. Uçmanı istiyorum. Bir yerlere, bir şeylere takılmanın zamanı değil. Belki ben de uçarım bir gün. Sen kozanı yırttın. Ben sıramı bekliyorum…

Sesimi duymasın kimse. Sana konuşmak istiyorum bu gece sadece. Şimdi parmak uçlarımda yürümeliyim. Saat oldukça geç. Yatsam uyurum be. Yatasım da yok değil hani. Bir iki satır yazayım sana uyurum. 

Ne güzel anlaşırdık şimdi burada olsan. Gözlerime bakar kim daha önce yumacak diye beklerdik bir birimizi. 

Hayat zaten karşındakini beklemekle geçmiyor mu sanki? Hangimiz daha çabuk söyleyecek sevdiğimizi.

Seni özledim. Kendimi özledim. Denizi özledim. Yoldaki ağıcı özledim. Oturduğumuz bankı özledim.

Sonsuza kadar yaşamak ister miyim? İstemem. Ama bazı anlar sonsuza kadar sürsün isterim.

“Keşke” demek bana hayal kurduruyor. Üstelik geçmişe dair. İşte ben öylesine biriyim yine, geçmişi düşünüp hayalimi bile o zaman için kuruyorum.

Uyumalıyım. Düşlerle rüyalarla avunmalıyım. 

Bugün Harbi Çok Otobüstü

Ayrıca giydirilmiş(reklamla kaplanmış) otobüs camlarından dışarı bakmak, karıncalı televizyon izlemek gibi. Gözlerim az bozuktu çok bozuk oldu…

Bugün Çok Otobüs

Sabah otobüse el etmeme rağmen durmamasıyla, benim de hayatıma bir renk geldi. Koşup otobüsün 4 durak sonraki durağında kendilerine binebildim. Kafamdan “pasoyu göstermiycem yeaa” diye düşündüm. Ama gösterdim yine de. Neyse…

Metro falan derken, Gazi Osman Paşa otobüsüne binecem şöförlere soruyorum kaçta kalkıyor. Biri der “bin gider ne de olsa” diğeri “en fazla 10 dakikaya kalkar” bir diğeri “vay efendim bir bakıyım” neyse en sonun da biriyle anlaştık.

Otobüs eskiydi; ama içindekiler güzeldi. Bir kız gördüm ve aklıma hemen şu geldi. “Duck Face kızlar güzel abi” evet dudakları büyük olan kızlar genellikle güzel oluyor. Tabii aklıma hemen “Horse Mouth” geldi. Neyse o aralar içimde “Troll Face”ler geçiyordu.

Tamam günün en bomba olayını anlatıyorum. Dönüş otobüsünde yaşadım bunu da. Arkada oturuyorum gençce bir çocuk geldi yanıma oturdu. Ben de telefonu kapattım tam. Direk dumura uğradım. 

Çocuk: Oğlum onun tüm skinleri açık.

Telefondaki: …

Çocuk: Ben tüm skinlerini açtım onun. O skini kullanılmıyor.

Telefondaki: …

Çocuk: La o charda önemli değil zeka basacan açcan skini

Tabii etraftakiler nasıl bakıyor siz tahmin edin amcalar teyzeler kızlar delikanlılar herkes ata fene pardon…. Karıştı =)

Atatürk’ün Gençliği Hitabesi sanki bugünler için yazılmış. İçindeki mecazı okudukça daha iyi anlıyorsun…

Kaynak: simonebeauty

Gerçeğe yüzünü dönemeyenler hep götünü götünü dönebilir… Bu da gerçeğe koyabilir…

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Billy Talent__________________________Pins And Needles

Bu Kadar “Umutsuz Vaka” Olunur…

Biri nasıl beddua ettiyse arkadaş kızı rüyamda değil, rüyamın içindeki rüya da anca görebiliyorum. Sonra rüyamda bile rüyamı anlatınca dalga geçiyorlar benle :(

Çok üzülüyorum… 

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Snow Patrol___________________ Chasing Cars

Ya gerçekten aklımdan kayda değecek güzel sözler geçmiyor ya da o sözleri söyleyecek kimsem olmadığından orada değiller.

Aşık olmanın en güzel yanı; sana kaynak sağlaması…

Eğer canının yanmasaydı; ağlamayacaktım gibi. Ama bazılarımız acıyla besleniyor.

Demek ki hayatındaki acılarda burada parçalara ayrılıyor.

“Karşılıksız seviyorum” acısı seni bir şair, seni bir ozan yapmaya sürüklüyor.

“Oda beni seviyor mu?” acısı seni bir araştırmacı, seni bir gözlemci yapıyor.

“Hangisini seviyorum?” acısı seni bir analizci, bir gurme olma nedeni veriyor.

Daha çok örneği var bunun; acıdan beslenmenin. Ama bana ne yararı var? Acısa da öldürmüyor. Öldürmese de güldürmüyor. Aşık olmamak acıdan beslenenlerin kabusu sanırım.

Sonra da “Tanrım, suçum neydi? Neden bu kız?”

Bence Tanrı’dan cevap gecikmeyecek; “Çünkü başarmam gerekeni başaramayacaktın”


Tanrım biraz elini çabuk tut…

Bir şeyleri anlamıyormuş gibi yapıp. Fransızcamı geliştirmek istiyorum. Ama pek başarılı olamıyorum.

Ah şu her şeyi bilen tavrım… Biri de gelip şu tavrımı sevmedi ki.

Uçuyorum, savruluyorum.

Düşüyorum ya da süzülüyorum.

Sen nasıl görüyorsan öyle san…

Ben biliyorum. Yaşıyorum.

Kulaklarda güzelmiş…

Kulaklarda güzelmiş…

Gökyüzü ne kadar da maviydi.

Güneş de olabildiğince parlak.

Sanki biri gelip toprağı yeşile boyamış.

Rüzgar ağaçları öpüp,

Yanımızı okşarken,

Gözler, kalpler, eller birlikte ne güzeller.

Mutluluğa yelkenler açılmış,

Huzura uçuyoruz.

Bütün sözcükler burada sanki.

Her şey bir birine bağlı. Sen istediğin sürece sürer hayaller.

Loading more posts

No matter whoever says whatever "Eppur si Muove" ♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫♪♫

Gidip kendim hakkında daha cok bilgi topladım. 31.12.86 10.15 Erkek +Rh 0 5.250 gr. 56cm.
Bunları hasteneye almaya gittiğim de, cocukken hatırlamadığım bir belge daha buldum. Derslere
karşı ilgisiz olduğumu hatırlıyorum hatta 1. sınıfı ortayla geçmiştim. Cok kavga ettigimi de hatırlıyorum. Ama bunun için doktora gittigimi hatırlamıyorum. Tanı olarak davranış bozukluğum varmış. Hala davranışlarım bozuk ve derslere karşı ilgisizim yeri geldiginde hala kavga ediyorum. Soguk kanlıyım anladığım üzere çocukken doktorunu iyi seçeceksin arkadaş ne düzelme gösterdim 0


Sor soracaksan Bana Öğret Eren'i Öp

Ask

Connect

hit counter
hit counter